Çalışma neyi araştırdı?
Total diz protezi (total diz artroplastisi) sonrasında ağrının kontrol altına alınması, erken rehabilitasyonun başlayabilmesi için ön koşuldur. Diz bölgesi birçok sinirden beslendiği için ağrı yönetimi zordur. Dizin ön kısmındaki ağrı için uyluktaki adduktor kanal bloğu (ACB) kullanılır; dizin arka kısmı için ise farklı yöntemler tanımlanmıştır.
Bu çalışmada, dizin arka bölgesine yönelik iki yöntem karşılaştırıldı: ameliyat sonrası ultrason eşliğinde anestezi uzmanınca yapılan iPACK bloğu (popliteal arter ile diz arka kapsülü arasındaki boşluğa enjeksiyon) ve ameliyat sırasında cerrahın doğrudan diz arka kapsülüne yaptığı enjeksiyon (posterior kapsül infiltrasyonu, PCI).
Nasıl yapıldı?
Çift kör, ileriye dönük, randomize kontrollü bir çalışma yapıldı (kayıt no: NCT05943080). İleri evre diz kireçlenmesi nedeniyle ilk kez total diz protezi uygulanan 195 hasta, her grupta 65 kişi olacak şekilde üç gruba ayrıldı:
- Grup 1: ACB + iPACK
- Grup 2: ACB + PCI
- Grup 3 (kontrol): yalnızca ACB
Tüm ameliyatları aynı cerrah, tüm ultrason eşliğindeki blokları aynı anestezi uzmanı yaptı. Ağrı, Görsel Analog Skala (VAS) ile ameliyattan önce ve sonrasında belirli saatlerde, 10. günde ve 12. haftada ölçüldü. Opioid tüketimi, diz hareket açıklığı, sürekli pasif hareket cihazındaki değerler ve diz fonksiyon skorları (KSS, Oxford Diz Skoru) da kaydedildi.
Ne bulundu?
- Gruplar yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi ve ameliyat tarafı açısından benzerdi.
- Ameliyattan 3 saat sonra ortalama VAS ağrı skoru iPACK grubunda 4,72, PCI grubunda 5,00, kontrol grubunda 7,06 idi. 6. ve 12. saatlerde de iki kombinasyon grubunda ağrı kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşüktü.
- En düşük ağrı skorları iPACK grubunda görüldü; ancak iPACK ile PCI arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi.
- 24. saatten itibaren gruplar arasında ağrı açısından anlamlı fark kalmadı.
- İlk gün, ikinci gün ve toplam opioid tüketimi iki kombinasyon grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha azdı (toplam: 3,60 ve 3,54'e karşı 4,34 ampul). Kontrol grubunda ağrı kesici ihtiyacı daha erken ortaya çıktı.
- 12. haftadaki diz fonksiyon skorlarında gruplar arasında fark bulunmadı.
- 3. gündeki aktif hareket açıklığı ve ilk günlerdeki pasif hareket değerleri PCI grubunda daha iyiydi; yazarlar bu küçük farkların klinikte gözlenmesinin zor olduğunu ve 10. güne kadar azaldığını belirtti.
- Hiçbir katılımcıda sinir veya damar yaralanması bulgusu görülmedi.
Yazarların vardığı sonuç
Yazarlara göre iPACK, ilk 12 saatte ağrıyı azaltan ve opioid tüketimini anlamlı ölçüde düşüren güvenilir bir yöntemdir; ancak ACB ile birlikte uygulanan PCI, iPACK'ten daha düşük sonuç vermemiştir. Yazarlar bu kombinasyonların cerrahın deneyimi ve tercihine göre kullanılabileceğini ve PCI'ın ultrason gerektirmeden daha hızlı ve kolay uygulanabildiğini vurgulamıştır.
Çalışmanın sınırlılıkları
- Ağrı, dizin farklı bölgelerine göre ayrı ayrı puanlanmadı; yazarlar bunun hasta uyumunu zorlaştıracağını belirtti.
- Lokal anesteziklere karşı alerji testi yapılmadı.
- VAS ölçümü katılımcıların uyumuna dayanmaktadır.
Künye
Cakmak MF, Bayram S, Horoz L, Arslan FN, Demir OU, Gürsoy S. (2025). No superior method for analgesia after total knee arthroplasty: randomised controlled comparison of adductor canal block combined with iPACK block versus posterior capsule block. Archives of Orthopaedic and Trauma Surgery, 145(1):222. Lisans: CC BY 4.0.
DOI: 10.1007/s00402-025-05845-5
Tam metin (ücretsiz): PMC11972175
Bu yazı, yayımlanmış bir bilimsel makalenin genel bilgilendirme amaçlı özetidir; muayene ve kişisel tıbbi değerlendirmenin yerini tutmaz. Şikâyetleriniz için hekiminize başvurunuz.