Diz kıkırdak hasarında mikrokırık ile karbon fiber çubuk yerleştirmenin karşılaştırılması

İleri evre diz kıkırdak hasarı olan 40 hastada iki farklı cerrahi yöntemin bir yıllık klinik ve MR sonuçları karşılaştırıldı.

Eklem kıkırdağını gösteren genel görsel
2 dk okuma

Muayene için randevu

Prof. Dr. Safa Gürsoy · Acıbadem Ataşehir

Randevu al

Çalışma neyi araştırdı?

Diz eklemindeki eklem kıkırdağı hasarları travma veya yıpranma sonucu oluşabilir ve yazarların belirttiğine göre kendiliğinden iyileşme potansiyelleri düşüktür. Küçük hasarlarda kemik iliğini uyarmaya dayanan yöntemler kullanılır; bunlardan biri, kıkırdak altındaki kemikte küçük delikler açılan mikrokırık (mikrofraktür) yöntemidir. Bir diğer seçenek, hasarlı bölgeye karbon fiber çubuklar yerleştirilmesidir. Çalışma, bu iki yöntemin klinik ve görüntüleme sonuçlarını karşılaştırdı.

Nasıl yapıldı?

Ocak 2012 ile Şubat 2014 arasında iki hastanede, Uluslararası Kıkırdak Onarım Derneği (ICRS) sınıflamasına göre 3-4. derece diz kıkırdak hasarı olan 40 hasta (10 erkek, 30 kadın; yaş 22-56, ortalama 37,4) ameliyat edildi. Hastalar ameliyattan önce ortalama 12,2 ay boyunca eklem içi jel enjeksiyonu (viskosuplementasyon) ve fizik tedavi almıştı.

  • 20 hastaya artroskopik olarak mikrokırık uygulandı.
  • 20 hastaya artroskopik olarak karbon fiber çubuk yerleştirildi.
  • Ameliyat sonrası rehabilitasyon standarttı; ameliyat edilen bacağa 6 hafta yük verilmedi.
  • Klinik sonuçlar 6. ve 12. ayda Tegner-Lysholm ve modifiye Cincinnati skorlarıyla, görüntüleme sonuçları 12. ayda manyetik rezonans (MR) ve MOCART skoruyla değerlendirildi.

Ne bulundu?

  • İki grup yaş, vücut kitle indeksi, hasarın yeri ve büyüklüğü, şikâyet süresi ve eşlik eden sorunlar açısından benzerdi.
  • Ameliyat öncesi skorlar mikrokırık grubunda daha yüksekti (Tegner-Lysholm 39,4 ± 7,3'e karşı 34,4 ± 4,9; modifiye Cincinnati 36,4 ± 7,2'ye karşı 30,4 ± 4,0).
  • 12. ayda her iki grupta da skorlarda anlamlı iyileşme oldu (p < 0,001); iyileşme mikrokırık grubunda daha fazlaydı (p < 0,001). Makaledeki tabloya göre 12. ay Tegner-Lysholm skoru 90,2 ± 3,0'a karşı 74,2 ± 8,5, modifiye Cincinnati skoru 87,4 ± 3,1'e karşı 76,2 ± 7,4 idi.
  • MR'da her iki grupta da az miktarda yenilenmiş doku görüldü. Karbon fiber grubunda yenilenen dokuda düzensizlik (lobülasyon), ödem ve aşırı büyüme (hipertrofi) daha sıktı.
  • 12. ayda MOCART skoru mikrokırık grubunda daha yüksekti (59'a karşı 47, p < 0,001).
  • Karbon fiber grubundaki bir hastada ağrı ve iyileşmeyen hasar nedeniyle hücresel tedavi uygulandı; başka komplikasyon görülmedi.

Yazarların vardığı sonuç

Yazarlar, bu hasta grubunda mikrokırık yönteminin klinik ve radyolojik sonuçlar açısından karbon fiber çubuk yerleştirmeye üstün olduğu sonucuna vardı.

Künye

Dasar U, Gürsoy S, Akkaya M, Algin O, Isik C, Bozkurt M. 2016. Microfracture technique versus carbon fibre rod implantation for treatment of knee articular cartilage lesions. Journal of Orthopaedic Surgery (Hong Kong) 24(2):188-193.

DOI: 10.1177/1602400214

Tam metin (ücretsiz): Journal of Orthopaedic Surgery

Bu yazı, yayımlanmış bir bilimsel makalenin genel bilgilendirme amaçlı özetidir; muayene ve kişisel tıbbi değerlendirmenin yerini tutmaz. Şikâyetleriniz için hekiminize başvurunuz.

Durumunuzu birlikte değerlendirelim.

Formu doldurun; MR görüntünüz varsa aynı formda ekleyebilirsiniz. Ekip sizi arayıp muayene gününü ayarlar.