Çalışma neyi araştırdı?
Eklem kıkırdağında damar ve sinir bulunmadığı için hasarlı kıkırdağın kendiliğinden iyileşmesi beklenmez. Küçük lezyonlarda sık kullanılan yöntemlerden biri kemik iliği uyarım teknikleridir: kıkırdağın altındaki kemik tabakası delinerek kemik iliğindeki hücrelerin hasarlı bölgeye ulaşması sağlanır. Bunların en bilineni mikrokırık (mikrofraktür) yöntemidir.
Nanokırık (nanofraktür) ise 1 mm kalınlığında bir iğneyle daha derin ve daha dar delikler açan daha yeni bir yöntemdir. Yazarların belirttiğine göre bu yöntemin üstünlüğü hayvan modellerinde ve laboratuvar çalışmalarında gösterilmiş, ancak hastalardaki fonksiyonel sonuçları gösterilmemişti. Çalışma, dizde bu iki yöntemin klinik sonuçlarını karşılaştırmayı amaçladı.
Nasıl yapıldı?
- Dizinde kıkırdak lezyonu nedeniyle ameliyat edilen 42 hasta ileriye dönük (prospektif) olarak değerlendirildi: 22 hastaya mikrokırık (Grup 1), 20 hastaya nanokırık (Grup 2) uygulandı.
- Tüm hastalarda ICRS sınıflamasına göre derece 3–4 lezyon vardı; ortalama lezyon boyutu 3,5 cm² idi.
- Menisküs yırtığı, ön çapraz bağ yaralanması, eklem eksen bozukluğu veya romatizmal hastalık gibi eşlik eden sorunları olanlar çalışmaya alınmadı. Taranan 126 hastanın 84'ü bu nedenle dışarıda kaldı.
- Tüm ameliyatlar aynı cerrah tarafından artroskopik olarak yapıldı; iki grup aynı rehabilitasyon programını izledi (6 hafta ameliyatlı tarafa yük verilmedi).
- Sonuçlar, Modifiye Cincinnati ve Tegner-Lysholm skorlarıyla 6., 12., 24., 36. ve 48. aylarda ölçüldü.
Ne bulundu?
- Ortalama takip süresi Grup 1'de 50,8 ay, Grup 2'de 51,2 aydı. Gruplar yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi, lezyon boyutu ve yerleşimi açısından benzerdi.
- Takip süresi boyunca Lysholm (p=0,294) ve Cincinnati (p=0,234) skorlarındaki değişim açısından gruplar arasında anlamlı fark yoktu.
- Tegner-Lysholm skorunda gruplar arasındaki tek anlamlı fark 6. ve 12. aylarda görüldü; 24., 36. ve 48. aylarda fark anlamlı değildi.
- Her iki grupta da Lysholm skoru ameliyat öncesine göre yükseldi (ameliyat öncesi ortalama yaklaşık 57–59, 12. ayda 88–90); 48. ayda ortalama değerler yaklaşık 77 civarındaydı.
Yazarların vardığı sonuç
Yazarlara göre, dizdeki kıkırdak lezyonlarının tedavisinde mikrokırık ve nanokırık yöntemlerinin fonksiyonel sonuçları arasında orta dönemde fark yoktur; uzun dönem sonuçlara ihtiyaç vardır.
Çalışmanın sınırlılıkları
Yazarlar, çalışmanın yalnızca orta dönem sonuçları içerdiğini ve uzun dönem takiplerle sonuçların ayrıca gösterilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Künye
Gürsoy S, Simsek ME, Akkaya M, Isik C, Dogan M, Bozkurt M. Micro or nano does not affect the functional outcomes in the midterm follow-up. International Journal of Contemporary Medical Research. 2019;6(2):B1–B5.
DOI: 10.21276/ijcmr.2019.6.2.12
Tam metin (ücretsiz): International Journal of Contemporary Medical Research
Bu yazı, yayımlanmış bir bilimsel makalenin genel bilgilendirme amaçlı özetidir; muayene ve kişisel tıbbi değerlendirmenin yerini tutmaz. Şikâyetleriniz için hekiminize başvurunuz.